ted mersin anaokulu

balkaner78
öğrenci alımında psikoloğun çocukla ve veliyle birebir görüşme ve geçerli, objektif, resmi bir test yapmadığını duyduğum anaokulu. yani yer varsa ve zahiren (görünürde) büyük bir sorun yoksa başvuran herkesi alıyorlarmış. e misal şimdi sınıfa haylaz, diğer çocuklara zarar veren, uyumsuz bir çocuk aldılar ve bu doğal olarak ilk günde değil, sonraki günlerde ortaya çıktı. ne olacak şimdi? normal çocuklara ve velilere geçmiş mi olsun?

bu şartlarda insanlar çocuklarını göndermeli midirler? yıllar sonra ya çocuk hesap sorarsa, "psikolojimi düşünmediniz mi" diye?
balkaner78
"ev alma komşu al" atasözümüz vardır ya. atasözümüzün tüm özel okullara uyarlanmış hali şöyle olabilir: "okula kayıt yaptırmadan önce diğer öğrencilerin ailelerine, sosyokültürel yapılarına bir bak", "aile çocuğun aynasıdır-çocuk ailenin aynasıdır" veya "okula kayıt yaptırmadan önce öğretmenlerin cv’lerini incele, eski öğrenci velilerinden bilgi topla", "çocuklar girişte psikolojik değerlendirmeden geçiyor mu ve gerekirse elenebiliyor mu?", "psikolojisi bozuk çocuğu okuldan uzaklaştırma konusunda okul gevşek ve isteksiz mi?","zahiren, yaramaz-hiperaktif-psikolojisi bozuk çocuğu kazanalım söylemleri ile diğer cocuklar zarar görmeye devam mı ediyor?". e kardeşim çocuk ane-babanın en değerli varlığı. binbir emekle yetiştiriliyor. terbiyeli, görgülü ve iyi aileye mensup arkadaşların olduğu, "alttan gelenler/eski-yeni öğrenciler/site vb. komşuları" ayırımı olmayan, yeri geldiğinde yaramaz öğrencinin diğer çocuklara zarar vermesini engelleyebilecek, çeşitli nedenlerle şımarık davranışlara yönelmiş veliye sınırlarını bildirebilecek derece otoriter ve yetki verilmiş, yeri geldiğinde idareden bağımsız inisiyatif alabilecek deneyimli öğretmenleri olan bir anaokuluna göndermek bir şarttır, zorunluluktur. ha bir de öğrencinin anne-babaya bağlı bir canlı varlık olduğunu unutup orayı kendi malıymış gibi keyfi şekilde yönetmeyen idarecilerin olması da çok çok önemli bir koşuldur.

çocuk reşit olana kadar (ve aslında ömür boyu) anne ve babanın bir parçasıdır ve onlara bağlı bir varlıktır, okulun değil. "e kardeşim iyi eğitim istiyorsanız bize hesap soramazsınız, çocuğu da eğitim sırasında göstermeyiz, eğitim sırasında çocuk bizimdir" devri kapanmıştır. herkesin herşeyden haberinin olması gereken bir devir başlamıştır. şeffaf olmayan, sorumlu olduğu kişilere onların değil kurumun istediği kadar (kısıtlı) bilgi veren okulların-kurumların devri geçmiştir. bu kurumlar yerlerini daha çağdaş, veli-öğrenci temelli kurumlara bırakmaya mahkumdur. kurumdaki psikoloğun, sadece idarenin direktifine bağımlı çalışmaması (ki bu psikoloji bilimine aykırıdır), aktif ve yetkin olması, uyumsuz ve anti-sosyal öğrencinin psikolojisi konusunda idareden bağımsız karar alabilmesi çok önemlidir. özel okullar uyumsuz ve anti-sosyal öğrencinin rehabilitasyon merkezleri değildir. yeri geldiğinde derhal ilişik kesebilen, tüccar mantığı gütmeyen yerler olmalıdır. yukarıdaki dikkat edilecek hususlar tüm özel ve hatta devlet okulları için geçerlidir.

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol